Gençlik dönemi, ruh sağlığı bozukluklarının ortaya çıkması açısından kritik bir gelişim penceresi teşkil etmektedir. Dünya genelinde yaşam boyu görülen ruh sağlığı vakalarının yaklaşık %63’ünün 25 yaşından önce başladığı bilinmektedir. Bu nedenle, genç nüfustaki hastalık yükünü anlamak ve epidemiyolojik verileri düzenli olarak takip etmek, halk sağlığı stratejilerinin geliştirilmesi ve müdahale programlarının etkinliği açısından temel bir önem taşımaktadır.

Mevcut literatürde gençlerin ruh sağlığına dair güncel ve karşılaştırılabilir ulusal verilerin eksikliği, toplumsal düzeydeki gerçek değişimlerin değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu araştırma, Avustralya’da 16-24 yaş aralığındaki gençlerde görülen ruh sağlığı bozukluklarının yaygınlığını, şiddetini ve profillerini güncel verilerle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, 2007 yılı ile 2020-2022 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak on beş yıllık süreçte meydana gelen zamansal değişimleri teşhis odaklı mülakat yöntemleriyle incelemektedir.

Araştırmacılar, Avustralya Ulusal Ruh Sağlığı ve Refah Çalışması (NSMHWB) kapsamında toplanan verileri analiz etmişlerdir. Çalışmada, 2007 ve 2020-2022 dönemlerine ait ulusal düzeyde temsil gücü yüksek örneklemler üzerinde tanısal mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri, psikolojik stres düzeyleri ve hastalık kaynaklı işlevsellik kaybı yaşadıkları günler gibi değişkenler titizlikle takip edilmektedir. Veriler, Kessler psikolojik stres ölçeği (K10) gibi standart ölçüm araçları kullanılarak değerlendirilmekte ve istatistiksel analizler aracılığıyla yıllar içindeki eğilimler belirlenmektedir.

Bulgular, son 12 ay içinde herhangi bir ruh sağlığı bozukluğu deneyimleme oranının %23,4’ten %36,2’ye yükseldiğini göstermektedir. Özellikle duygu durum bozukluklarının (depresyon ve bipolar bozukluk gibi duygu durumunu etkileyen durumlar) yaygınlığı %4,9’dan %13,3’e çıkarken, anksiyete bozukluklarının görülme sıklığı %12,2’den %29,1’e yükselmektedir.  Ayrıca, hastalıkların şiddet düzeyi incelendiğinde, ağır vakaların oranının %14,7’den %24,0’a yükseldiği ve komorbidite (birden fazla hastalığın aynı anda görülmesi) durumunun daha yaygın hale geldiği saptanmaktadır. İntihar düşüncesi bildiren gençlerin oranı ise %3,4’ten %6,6’ya yükselerek anlamlı bir artış kaydetmektedir.

Çalışma, gençlerdeki ruh sağlığı yükünün sadece yaygınlaşmakla kalmayıp aynı zamanda daha karmaşık ve engelleyici bir yapıya büründüğünü ortaya koymaktadır. Artan yaygınlık oranlarının sadece hafif vakalardaki artıştan kaynaklanmaması, klinik olarak anlamlı hastalık yükünün gerçek bir artış gösterdiğine işaret etmektedir. Bu veriler, yüksek şiddetli ve çoklu hastalık tablolarına yanıt verebilecek ölçeklenebilir, erken ve entegre müdahale yaklaşımlarına duyulan acil ihtiyacı vurgulamaktadır. Araştırma sonuçları, genç kadınlar ve anksiyete bozuklukları gibi öncelikli müdahale hedeflerinin belirlenmesi açısından stratejik bir temel oluşturmaktadır.

 

Yazar: Asmin Petekbaşı

Editör: Elinsu Ak 

 

 

Referans: Birrell, L., Johnston, S. et al. Prevalence, patterns, severity, and profiles of mental disorders in Australian youth: national comparisons from 2007 to 2022. The Lancet Regional Health – Western Pacific (2026). https://doi.org/10.1016/j.lanwpc.2026.101925

 

 

 

-Bioinforange Bilimsel Haber Servisi-

Haber Yazıları, 20> Etki Faktörlü Q1 dergilerinde yayınlanan (listesi için tıklayınız)

bilimsel araştırmaların ekip arkadaşlarımız tarafından incelenip derlenmesi ile hazırlanmaktadır.